MİMAR SİNAN İSTANBUL'U NASIL YARATTI?

Mimar Sinan İstanbul'u Nasıl Yarattı?

Osmanlı İmparatorluğu'nun üzerine titrediği başkenti İstanbul, mimarbaşının maharetli ellerinde nasıl şekillendi?

Yazar: Didem Gürzap I Foto: Murat Türemiş ve Dinçer Dinç

"Günün birinde, saadetli padişahın artık iyice kocamış mimarbaşı Abdülmennan oğlu Sinan, zaman sayfasında adı ve izi kalıp hayırla anılmasına vesile olsun diye, bu kırık gönüllü, değersiz, elinden tutanı olmayan ve düşkün Sâî’den, hasbıhallerini, nazım ve nesri birleştirerek yazmamı arzu ettiler. Gücüm yettiğince yazıp anlatarak, sevinç kaynağı olan huzurlarına kırık dökük bir armağan ile vardım. Yazdığım bu risaleye de Tezkiretü’l Bünyân adını verdim. Bu destanı okuyan dostlardan dileğim, eksiklerini –olabildiği ölçüde– bağışlama eteğiyle örtüp, bu değersizi ‘yapıt veren hedef olur’ meydanına hedef tahtası etmemeleridir...” 

Heybetli bir imparatorluğun topraklarında dünyaya gözünü açan, “mertebeden mertebeye” geçen, uzun bir ömür yaşayan, tam dört padişahın hükümdarlığına tanıklık eden, sadece mescitlerinin sayısı dört yüzü aşan başmimar Sinan, şöhretini ebedileştirmek ve ölümünden sonra da hayır dualarıyla anılmak istediği için bizzat sipariş eder şair–nakkaş Mustafa Sâî’ye otobiyografisini. O anlatır, Sâî dinler, not alır, yazar. Önsöze de yukarıdaki cümleleri sıralar. O mimarbaşıdır ki, eserleriyle sadece bir devre değil yüzyıllara, yalnız İstanbul’a değil imparatorluk sınırları içinde sayısız kente adını yazmıştır. Çok şeyle anılır Sinan. Ama en çok da siluetini şekillendirdiği İstanbul’la...

Haberin devamı için tıklayınız : http://nationalgeographic.com.tr/makale/mayis_2015/mimar-sinanin-istanbulu/2463

National Geographic

DİĞER HABERLER